Al-Mina:

Samandağ merkezden 3 km. uzaklıkta Asi Nehri kenarındadır. M.Ö. 750 yıllarına doğru kurulmuştur. Bugün kalıntılarının büyük kısmı toprak altında kalan Al-Mina’nın; ilk çağlarda Doğu Akdeniz’in önemli liman ve ticaret kolonilerinden birisi olduğu belirlenmiştir. Bölgedeki ilk kazılar 1936 – 1937 yıllarında Bronz çağına ait kalıntı bulmak isteyen İngiliz arkeolog Sir Leonard Wooley tarafından gerçekleştirilmiş, yapılan araştırmalarda M.Ö 8. yüzyıldan M.Ö 4. yüzyıla kadar 10 ayrı katman tespit edilmiştir.
Yunan alfabesinin Fenike alfabesinden kaynaklandığı ve bugün kullanılan Grek alfabesinin Al-Mina’dan alındığı arkeologlar tarafından belirtilmektedir. Asi Nehri’nin getirdiği alüvyonlar tarihi kalıntıları örttüğünden günümüzde görsel olarak fazla bir şey kalmamıştır. En önemli kalıntı bir höyük üzerinde kurulu Şeyh Yusuf el Garip türbesidir.
Seleucia Pieria:
Samandağ merkezden 6 km. mesafede Çevlik yöresindedir. M.Ö. 300 yılında Büyük İskender’in komutanlarından Seleucos Nicator tarafından başkent olarak kurulmuştur. Daha sonra Antakya (Antiochia) kurulup şehir merkezi oraya taşınınca ticari bir liman olarak önemini devam ettirmiştir. Zamanında 12,5 km. uzunluğunda surlarla çevrilen şehir iki bölümden oluşuyordu. Aşağı bölümde liman ve ona bağlı olarak depolar, dükkânlar ve alışveriş merkezleri ile yukarı şehirde imalat atölyeleri ve yerleşim yer alıyordu. Bulunduğu stratejik konum nedeniyle zenginleşen ve büyüyen Seleucia Pieria sürekli dış saldırılara maruz kalmış ancak önemini kaybetmemiştir. Şehir 526 ve 528 yıllarında 9–10 şiddetinde oldukları tahmin edilen iki büyük depremle yerle bir olmuş ve bir daha kendine gelememiştir.
Bugün şehrin giriş kapısı, liman, agora, mağaralar ve bazı yapıların çeşitli kısımlarını görmek mümkündür.Bölge inanç turizmi açısından da önemli bir yere sahiptir. Çevlik’te yer alan antik şehrin ismi Selefkiye olarak İncil’de “Elçilerin işleri” bölümünde yer almakta ve her sene birçok insan tarafından ziyaret edilmektedir.
Vespasianus-Titus tüneli:
Seleucia Pieria antik kentinin en büyük ve muhteşem yapılarından birisidir. İlk çağlarda Doğu Akdeniz kıyısında hayata geçirilmiş, günümüz teknolojisiyle gerçekleştirilen büyük projelerle yarışabilecek görkemde, yapay bir hidro-jeomorfoloji projesidir. M.S. 69–81 yılları arasında Roma imparatoru Vespasianus ve oğlu imparator Titus tarafından inşa ettirilmiştir. Dağdan inen sel sularının şehir limanını olumsuz yönde etkilemesinden dolayı limanı korumak üzere Romalılar tarafından kayalar delinerek inşa edilmiştir. Kadastro paftalarına göre 220 metresi kapalı , 730 metre açık alan olmak üzere toplam 950 mt.uzunluğunda, 6 metre genişliğinde olan  tünel yer yer onlarca metre yükseklikteki kayalıklar oyularak yapılmıştır.
Kaya Mezarları (Beşikli mağara):
Halk arasında “Beşikli mağara veya Kral Mezarları” diye bilinir. Vespasianus-Titus tünelinin 150 metre güneyinde kayalık dik bir yamaç içine oyulmuş çok sayıda mezar odasından ibarettir. En öndeki sütunlarla süslü mezar odasında 93 adet taş mezar mevcuttur. Yandaki mezar odalarıyla birlikte 150’den fazla kaya mezarı yer almaktadır. Zamanın şehir ileri gelenlerinin gömüldüğü bir mezarlıklar külliyesidir. Tavanlar çeşitli çiçek ve deniz canlılarına ait figürlerle süslenmiştir.
.Dor Mabedi:
       Çevlik’ten 2 km mesafede Kapısuyu köyü yolu üzerinde Samandağ ovasına hâkim bir yerde kurulmuştur. Manastırın M.Ö. 300 veya daha önceki bir tarihte inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu’da dorik stilde inşa edilen ender yapılardandır. 1939 yılında Amerikan Princteon üniversitesi tarafından yapılan bir kazıda İsis-Afrodit heykelciği bulunmuş bu mabedin onların adına inşa edildiği varsayılmıştır. Günümüzde taban kısmı ve bazı sütun başları görülebilir durumdadır. Mabedin bulunduğu yerden tüm Samandağ ovası ve deniz sahili görülebilmektedir. Manzarası çok hoştur.
Aşık-Maşuk:
Kapısuyu köyünde Aşık-Maşuk adıyla bilinen eski bir kehanet ocağı bulunmaktadır. Sarp kayaların yamacında kurulu yapıya çıkmak için 30 basamaklı merdiveni tırmanmanız gerekir. Çevresi gizemli şekillerle dolu olup görülmesi gereken ilginç yerlerden bir tanesidir. Burayı görmek isteyip de bölgeye giderseniz köylülerin anlatacağı gerçek üstü hikayelere şaşırıp kalacaksınız.
 

Samandağ'a gelmeniz için nedenler

 Samandağ sevginin kalesi, kültürlerin , tarihin de baş kenti ve Tarih'te Samandağ’da başladı.
 
1- Hızır Ziyareti
2- Titus tüneli
3- Beşikli mağara
4- Antik liman
5- Pencereli mağara
6- Sur kapısı
7- Agora
8- Katlı mağara
9- Barutlu mağara
10- Kaya merdivenleri
11- Antik Sulama kanalları
12- Terk-i Dünya mağarası
13- Samanlı mağara
14- Aşık-Maşuk
15- Dor Mabedi
16- İngiliz okulu
17- Sahil
18- Deniz kaplumbağaları
19- Kumul çiçekleri
20- Yabani bitkiler
21- Vakıflı Ermeni köyü
22- Hıdırbey Musa ağacı 
23- Batıayaz Yaylas
24- Biberli Ekmek
25-St. Simon Manastırı 
26- Sualtı zenginliği
27- Göçmen kuşlar
28-Asi Nehri 
29- Meydan Kumsalı ve Üçağızlı mağara
30- El sanatları
31- İpekçilik
32- Ney kamışı
33- Ev tatlıları
34- Nar Ekşisi
35- Ev şarabı
36- Yerel çiçeklerden imal edilmiş Likörler
37- Kiliseler
38- Batıayaz Ermeni kilisesi
39- Tarihi Ebul Fütuh Camii
40- Yöresel düğünler
41- Defne yağı
42- Defne sabunu
43- Arıcılık
44- Portakal bahçeleri
45- Eski evler
46- Al-Mina ören yeri
47- Milleyha Lagünü (Kuşların barınma alanı)
48- Doğal yürüyüş yolları
49- Trekking Parkurları
50- Maydanoz tarlaları
51- Zeytin ve Zeytin yağı
52- Balıkçılık
53- Karaçay Köprüsü
54- Karaçay Elektrik ve sulama barajı
55- Seyir terasları
56- Yamaç Paraşütü
57- Sörf
58- Tekne turları
59- Kültür turizmi
60- İnanç turizmi
61- Yayla turizmi
62 -Doğal banyo lifi
63- Seracılık
64-Ev Salçaları
65-Samandağ Biberi
66-Dağ Kekiği Zater
67-Fidancılık
68-Karamanlı Göleti
69-Közde Köy Künefesi
70-Tek Kemerli Roma Köprüsü